Sevilen birinin ölümünden ya da yurdun, ulusun uğradığı bir felaketten duyulan derin acıya yas denir.

Yas bireysel olabileceği gibi toplumsal da olabilir.

Yas denilince aklımıza sevdiğimiz bir kişinin ölümü sonrası yaşadıklarımız gelse de, yas değer verilen

her türlü nesnenin kaybıyla ilgili olabilir.

Yas tepkileri depresyon semptomlarına çok benzediğinden kayıp yaşayan kişinin yas dönemi, çevresi

tarafından sorun olarak görülebilir. Yas süreci, zaman içinde yaşanan duygularda bir azalma olmadan

devam ediyor ve durumu kabullenme gerçekleşmiyorsa, kaybın travmatik etki bıraktığı ortaya çıkar.

Yas Sürecinde Bize Ne İyi Gelir?

Kendinize iyi bakın: Yas sürecinde kendinize iyi bakmak önemlidir ve her şeyden önce üzgün

olduğunuzu bir kayıp yaşadığınızı kabul etmek önemlidir. Üzgün olduğumuz için suçluluk

hissetmemek, yaptığımız işleri zaman zaman yapamadığımız için kendimize kızmamak yani kendimize

karşı daha öz-şefkatli olmayı deneyebiliriz .Günlük tutmak, sanat terapisi, müzik dinlemek veya

konuşmak gibi yöntemler duygularınızı ifade etmenize yardımcı olabilir..İyi beslenmek, düzenli uyku

almak ve egzersiz yapmak, fiziksel ve zihinsel sağlığınızı destekleyecektir.

Yas Sürecindeki Birine Nasıl Davranmalıyız?

Ona üzgün olduğunu kabul ettiğimizi gösterebiliriz fakat bu acıma vs şeklinde olmamalı.

Onun duygularını öncelik olarak alabiliriz.Mesela’’ Senin için çok üzülüyorum ‘’cümlesi bile onun

duygu yaşamasına engel olabilir.Bunun yerine ‘’Çok üzgün olduğunu görebiliyorum’’diyebiliriz.

Tavsiye vermekten olabildiğince kaçınmak da yas sürecindeki kişiye iyi gelecektir.

Kaybı açıklamaya çalışmak da pek de doğru bir yol olmayacaktır.Çünkü bu kişiler henüz kendine

açıklama konusunda bile hazır değilken başka birinin açıklamasını duymak istememeleri de olasıdır.

Onu gördüğünüzü ,acılarını fark edebildiğinizi göstererek iyi bir dinleyici olmak da yas sürecindeki

kişiye iyi gelecektir.