Öz güven, kişinin kendine dair düşünceleri ve bu düşüncelerin sonucunda oluşan duyguları ve
davranışlarıdır.
Özgüvensiz İnsanların Sıklıkla Kullandığı Cümleler
Olumsuzluk ekleri
“İşe yaramaz”, “ben onu yapamam” gibi cümleleri sıkça duyabilirsiniz. Neden mi? Çünkü bir şeylere
olumsuz tarafından bakmayı çok severler. Onlara kalsa aslında olumlu gelişebilecek herhangi bir
aktivite yok. İşlerin %100 olumlu gideceğine kendilerini inandırmakta zorlanırlar. Bu nedenle, hep
olumsuz olanı düşünürler.
Asla/İmkanı Yok
Bazen öz güven eksikliği, insanları tamamen olumsuzluğa itiyor. “Belki”, “genellikle” yine az çok da
olsa yapabilirliklerini gösteriyor. Fakat öyle bir an geliyor ki belki denese yapabileceği bir işi, daha en
başından kestirip atıyor. “Sen bile yapamamışsın. Benim yapmam zaten imkansız.” Peki, o yapamayan
arkadaşın özelliği ne? Sen neden daha denemeden yapamam diyorsun? Sonuçta bu “dilinizle
dirseğinizi yalayamazsınız” tarzı bir şey değil. Başta her ne kadar imkansız gözükse de deneyerek
yapılamayacak iş yoktur.
Emin Değilim
“Ne yapacağım hakkında emin değilim. Çok kararsızım.” Kararsızlık, öz güven eksikliği yaşayan
insanlarda en çok görülen özelliklerden birisidir. Ne yapacaklarına asla karar veremezler. Bazen öyle
bir durumla karşılaşırlar ki arasında kaldığı iki şeye de karar veremezler.
Kendinizin veya bir arkadaşınızın öz güven eksikliği yaşadığını mı düşünüyorsunuz? Öz güven
eksikliğini yerine getirmek amacıyla yapabileceğiniz birçok şey var. Genelde öz güven eksikliği olan
insanlar; sosyal olmayan, sevdiği kız tarafından reddedilmiş veya yaptığı bir şey sonrasında başına iş
açılmış insanlardır. Herkes, bazen hatalar yapabilir. Yalnız, bir hata yapmanız ikincisini
yapamayacağınız anlamına gelmiyor. Hatalarımızla beraber büyürüz, onlardan ders alırız. Hata
yapmaktan korkmayanlar, başarılı olurlar. Evet, yaşadığımız ülke şartlarında hata yapmak, herkes
tarafından anlayışla karşılanmıyor. Ancak bu sizi engellememeli; çünkü hatalarımızdan öğreneceğimiz
çok ders var.
Özgüven nasıl kazanılır?
Gerçekçi hedef belirleme: Başarabilmek için öncelikle hedeflerimizin gerçekçiliği de çok önemlidir. O
yüzden kendimize başarabileceğimiz görece daha ufak hedefler koyarak özgüven oluşmasına zemin
hazırlayabiliriz.
Öz şefkatli yaklaşım: İçimizdeki eleştirel sese kulak vermeyi bir an olsun bırakarak başlayabiliriz. İç
monologlarımızda eleştirel ses konuşmaya başladığında bunu fark edip daha olumlu düşünmeyi
deneyebiliriz. Fark etmek kişinin davranışlarını düzeltmek için en büyük etkendir.
Kendinizi geliştirme: İyi ve kötü olduğumuz şeyleri daha objektif bir yerden fark edebilmek için
fikirlerine güvendiğimiz birine/birilerine ‘’Sence ben hangi konuda yetenekliyim?’’ diye sorabiliriz.