Depresyonda iştah değişiklikleri hem kilo kaybına hem de kilo artışına neden olarak fiziksel sağlığı etkiler.
Depresyonda iştah değişiklikleri, bozukluğun tanı kriterlerinden biri olup iki farklı yönde seyredebilir. Melankolik depresyonda iştah kaybı ve kilo kaybı tipikken, atipik depresyonda iştah artışı, özellikle karbonhidrat isteği ve kilo artışı görülür. Bu değişiklikler yalnızca beslenme alışkanlıklarını değil, beden imajını, özsaygıyı ve genel fiziksel sağlığı da etkiler. Depresif bireylerin yaklaşık yarısı klinik olarak anlamlı iştah değişikliği deneyimler.
İştah değişikliklerinin nörobiyolojik temeli, serotonin, dopamin ve leptin-ghrelin sistemlerindeki dengesizliklerle açıklanır. Serotonin, doygunluk sinyalinin düzenlenmesinde kritik bir rol oynar ve depresyonda serotonin düzeylerinin düşmesi iştah düzenlenmesini bozar. Duygusal yeme (emotional eating), olumsuz duyguları bastırmak için yeme davranışına başvurma eğilimi olarak tanımlanır ve depresyonda sıklıkla görülür. Stres hormonları, özellikle kortizol, yağ depolanmasını ve karbonhidrat isteğini artırır.
Depresyona bağlı iştah değişikliklerinin yönetiminde bütüncül bir yaklaşım gereklidir. Depresyon tedavisinin kendisi genellikle iştah düzenini normalleştirmeye yardımcı olur. Düzenli öğün saatleri, dengeli beslenme planı ve duygusal yeme farkındalığı destekleyici stratejilerdir. Bazı antidepresanların iştah ve kilo üzerindeki etkileri farklıdır: mirtazapin iştahı artırırken, bupropion nötr veya hafif azaltıcı etkiye sahiptir. Bu bilgi ilaç seçiminde göz önünde bulundurulur.
Yeme alışkanlıklarınızdaki değişiklikler depresyonun bir parçası olabilir ve kendinizi suçlamanız gerekmez. Depresyon tedavisi aldıkça iştahınızın düzene girmesini bekleyebilirsiniz. Bu süreçte kendinize nazik olun ve mükemmel bir diyet hedeflemek yerine, düzenli ve dengeli beslenmek gibi küçük adımlarla ilerleyin. Bir diyetisyen desteği de tedavi sürecinize katkı sağlayabilir.