ÇOCUKLARDAKİ SORUNLAR

ÇOCUKLARDAKİ BOZUKLUKLAR

Seçici Konuşmazlık (Mutizm): Seçici konuşmazlık çocukluk döneminde başlayan ve çocuğun konuşabilme becerisinin olmasına ve bazı ortamlarda normal olarak konuşmasına rağmen, konuşmasının beklendiği diğer bazı ortamlarda konuşamıyor olmasıdır. Seçici konuşmazlık eğitimle ya da iş ile ilgili başarıyı engeller ve toplumsal iletişimi bozar.

Seçici konuşmazlık, DSM V’e göre anksiyete bozuklukları başlığı altında yer almaktadır ve belirtileri ise şu şekildedir; çocuk başka durumlarda konuşuyor olmasına karşın, konuşmasının beklendiği toplumsal ortamlarda örneğin okulda sürekli biçimde konuşamıyor olma durumudur. Bu durum eğitim ve işle ilgili başarıyı engeller ve iletişimi bozar. Bozukluğun süresi en az bir ay olmakla beraber okulun birinci ayıyla sınırlı değildir. Bu konuşamıyor olma durumu içinde bulunulan toplumun dilini bilmeme ya da o dili rahat konuşamama ile ilişkili değildir. Mutizm otizm spektrum bozukluk, iletişim bozukluğu ya da psikozla giden başka bir bozukluk ile açıklanamaz.

Dikkat Eksikliği/Aşırı Hareketlilik Bozukluğu: Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), son derece önemli akademik, sosyal ve psikiyatrik sorunlara yol açabilen ve olumsuz etkileri yaşam boyu sürebilen bir hastalıktır.

DEHBli çocuk okul performansında beklenenin altında performans gösterebilir, dikkatle ilgili sorunları derslerde öğrenmelerini güçleştirebilir, ödevlerinin başına oturmakta ve verilen ödevleri tamamlamakta güçlük çekebilirler. Beklemekte zorluk yaşayabilirler. Eşyalarını okulda unutabilirler, kaybedebilirler Arkadaşlarının oyunlarını böldükleri, düşünmeden davrandıkları gözlemlenebilir. Sık sık ufak kazalar atlattıkları için “sakar” diye nitelenebilirler. Bunlar çocuğun günlük yaşamında sosyal ilişkilerinde, okul hayatlarını olumsuz etkileyebilir.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu DSM-5 Tanı Kriterleri:

A. Dikkatsizlik ve/veya hiperaktivitenin var olması gerekir.

A1. Dikkatsizlik: Gelişimsel düzeye göre uygun olmayan, toplumsal ve okulla/işle ilgili etkinlikleri doğrudan olumsuz etkileyen, aşağıdaki altı (ya da daha çok) belirti en az altı aydır sürmektedir.

a. Çoğu kez, ayrıntılara özen göstermez ya da okul çalışmalarında (derslerde), işte ya da etkinlikler sırasında dikkatsizce yanlışlar yapar (örn. ayrıntıları gözden kaçırır ya da atlar, yaptığı iş yanlıştır).

b. Çoğu kez, iş yaparken ya da oyun oynarken dikkatini sürdürmekte güçlük çeker (örneğin; ders dinlerken, konuşmalar ya da uzun bir okuma sırasında odaklanmakta güçlük çeker).

c. Çoğu kez, doğrudan kendisine doğru konuşulurken, dinlemiyor gibi görünür (örneğin; dikkatini dağıtacak açık bir dış uyaran olmasa bile aklı başka yerde gibi görünür).

d. Çoğu kez, verilen yönergeleri izlemez ve okulda verilen görevleri, sıradan günlük işleri ya da işyeri sorumluluklarını tamamlayamaz (örn. işe başlar ancak hızlı bir biçimde odağını yitirir ve dikkati dağılır).

e. Çoğu kez, işleri ve etkinlikleri düzenlemekte güçlük çeker (örneğin; ardışık işleri yönetmekte güçlük çeker; kullandığı gereçleri ve kişisel eşyalarını düzenli tutmakta güçlük çeker; dağınık ve düzensiz çalışır; zaman yönetimi kötüdür; zaman sınırlamalarına uyamaz).

f. Çoğu kez, sürekli bir zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınır, bu tür işleri sevmez ya da bu tür işlere girmek istemez (örneğin; okulda verilen görevler ya da ödevler; yaşı ileri gençlerde ve erişkinlerde, rapor hazırlamak, form doldurmak, uzun yazıları gözden geçirmek).

g. Çoğu kez, işi ya da etkinlikleri için gerekli nesneleri kaybeder (örneğin; okul gereçleri, kalemler, kitaplar, gündelik araçlar, cüzdanlar, anahtarlar, yazılar, gözlükler, cep telefonları).

h. Çoğu kez, dış uyaranlarla dikkati kolaylıkla dağılır (yaşı ileri gençlerde ve erişkinlerde, ilgisiz düşünceleri kapsayabilir).

i. Çoğu kez, günlük etkinliklerinde unutkandır (örneğin; sıradan günlük işleri yaparken, getir götür işlerini yaparken; yaşı ileri gençlerde ve erişkinlerde, telefonla aramalara geri dönmede, faturaları ödemede, randevularına uymakta).

A2. Aşırı hareketlilik ve dürtüsellik: Gelişimsel düzeye göre uygun olmayan ve toplumsal ve okulla/işle ilgili etkinlikleri doğrudan olumsuz etkileyen, aşağıdaki altı (ya da daha çok) belirti en az altı aydır sürmektedir:

a. Çoğu kez, kıpırdanır ya da ellerini ya da ayaklarını vurur ya da oturduğu yerde kıvranır.

b. Çoğu kez, oturmasının beklendiği durumlarda oturduğu yerden kalkar (örneğin; sınıfta, ofiste ya da işyerinde ya da yerinde durması gereken diğer durumlarda yerinden kalkar).

c. Çoğu kez, uygunsuz ortamlarda, ortalıkta koşturur durur ya da bir yerlere tırmanır. (Not: Yaşı ileri gençlerde ve erişkinlerde, kendini huzursuz hissetmekle sınırlı olabilir.)

d. Çoğu kez, boş zaman etkinliklerine sessiz bir biçimde katılamaz ya da sessiz bir biçimde oyun oynayamaz.

e. Çoğu kez, “her an hareket halinde’dir, “bir motor takılmış” gibi davranır (örneğin; restoranlar, toplantılar gibi yerlerde uzun bir süre sessiz-sakin duramaz ya da böyle durmaktan rahatsız olur; başkalarınca, yerinde duramayan ya da izlemekte güçlük çekilen kişiler olarak görülürler).

f. Çoğu kez aşırı konuşur.

g. Çoğu kez, sorulan soru tamamlanmadan yanıtını yapıştırır (örn. İnsanların cümlelerini tamamlar; konuşma sırasında sırasını bekleyemez).

h. Çoğu kez sırasını bekleyemez (örneğin; kuyrukta beklerken).

i. Çoğu kez, başkalarının sözünü keser ya da araya girer (örneğin; konuşmaların, oyunların ya da etkinliklerin arasına girer; sormadan ya da izin almadan başka insanların eşyalarını kullanmaya başlayabilir; yaşı ileri gençlerde ve erişkinlerde, başkalarının yaptığının arasına girer ya da başkalarının yaptığını birden kendi yapmaya başlar).

Enürezis (İdrar Kaçırma): Enürezis terimi eski Yunanca kökenli olup Yunanca “içine işemek” anlamına gelmektedir. İstemsiz ya da isteyerek, yatağa ya da giysilerine, tekrarlayan şekilde işeme olarak tanımlanır.

DSM-V’e göre enürezis’e ait tanı kriterleri aşağıdaki gibi belirlenmiştir:

1.Yatağa ya da giysilere, istemli ya da istemsiz olarak tekrarlayan biçimde idrar kaçırma,

2.Bu durumun en az haftada iki kez ya da ardışık üç ay boyunca tekrar etmesi ya da klinik olarak belirgin bir sıkıntıya ya da sosyal, akademik alanlarda işlevsellikte bozulmaya neden olması,

3.Kronolojik yaşın en az beş olması (ya da buna eşdeğer gelişim düzeyine sahip olma),

4.Alt ıslatma davranışının (diüretik, antipsikotik ya da SSRI gibi) bir maddenin fizyolojik sonucu olarak ortaya çıkmamış olması.

Bu davranış, bir maddenin (örn. İdrar söktürücü, antipsikotik bir ilaç) ya da diyabet gibi başka bir sağlık durumunun fizyoloji ile ilgili etkenlerine bağlanamaz.

Enürezis’in, sorunun ortaya çıkma zamanına ve şekline, idrar kaçırmanın günün hangi zamanında gerçekleştiğine göre farklı sınıflandırmaları yapılmaktadır.

Primer (Birincil) Enürezis: İdrar kontrolünün doğumdan itibaren 5 yaşına kadar ve 5 yaşından sonra henüz gelişmediği durumlara birincil enürezis denilmektedir. Birincil enürezis grubundaki çocukların düzenli olarak kuru kaldığı dönemler hiç olmamıştır. Yapılan çalışmalar, enürezis tanısı alan çocukların çoğunluğunun primer enürezisi olduğunu göstermektedir.

Sekonder (İkincil) Enürezis: Geçmişte mesane kontrolü kazanıldığı ve en az altı aylık kuruluk sürecinin sağlandığı bir dönemden sonra ortaya çıkan altına kaçırma durumları ikincil enürezis olarak adlandırılmaktadır.

Enürezis Nokturna: Yalnızca gece uykusu sırasında idrar kaçırma durumu olarak tanımlanmaktadır. Enürezis vakalarının yaklaşık % 80’i enürezis nokturnadır.

Enürezis Diürna: Yalnızca çocuğun uyanık olduğu gündüz saatlerinde meydana gelen idrar kaçırma durumudur.

Enürezis Continue: Karma enürezis olarak da adlandırılan hem gündüz hem de gece idrar kaçırmanın olduğu durumlardır.

 

Enkoprezis (Dışkı Kaçırma): Enkoprezis, 4 yaş ve üzeri çocuklarda görülen istemli veya istemsiz bir şekilde dışkı kaçırma durumudur. DSM-5’e göre tanının konulabilmesi için çocuğun yaşının en az 4 olması ve dışkı kaçırma durumunun 3 aydan daha uzun bir süre boyunca ayda en az 1 kez görülmesi gerekmektedir.

Genelde aileler karın ağrısı, kabızlık ya da ishal nedeni ile çocuk doktoruna başvurur. Enkoprezis’in görülme nedeni ve şekli çocuktan çocuğa farklılık gösterir. Bu nedenle tanının konulması, tipin değerlendirilmesi ve tedavinin planlanması için aileden detaylı hikaye alınır.

 

Çocukta Başlayan Akıcılık Bozukluğu (Kekeleme): Okul çağı çocuklarında okul ortamında sorun oluşturan en önemli iki konuşma bozukluğu kekemelik ve fonolojik bozukluktur. Kişinin yaşına uygun olmayacak derecede ses, hece ya da sözcük tekrarları, uzatmaları, duraklamaları ile karakterize olan konuşma akıcılığında ve zamanlamasındaki bozukluk DSM-5’te çocuklukta başlayan konuşma akıcılığı bozukluğu ya da kekemelik olarak isimlendirilmiştir. Ses ya da hece yinelemeleri, ünsüz ve ünlü ses uzatmaları, sözcüğün içinde ara verme, duraklama, dolambaçlı konuşma, görülebilir.  Ancak bunlar başka bir hastalığa veya nörolojik bozukluğa bağlı değildir. 

Konuşmanın akıcılığındaki sorun okul ortamında arkadaş ilişkilerini etkileyebilir. Benlik saygısının ve özgüveninin azalmasına, çocuğun sınıf ortamında konuşmaktan çekinmesine, okula gitmek istememesine sebep olabilir. Ek olarak  depresif yakınmaların da ortaya çıkmasına yol açabilir.