SANRISAL BOZUKLUK

Sanrısal bozukluk, bir kişinin hayal edilenden neyin gerçek olduğunu ayırt edemediği, “psikoz” olarak adlandırılan ciddi bir akıl hastalığı türüdür. Bu bozukluğun ana özelliği, doğru olmayan bir şeye sarsılmaz inançlar olan sanrıların varlığıdır. Sanrılı bozukluğu olan kişiler, takip edilmek, zehirlenmek, aldatılmak, komplo kurmak veya uzaktan sevmek gibi sanrılar yaşarlar. Bu sanrılar genellikle algıların veya deneyimlerin yanlış yorumlanmasını içerir.

Sanrılı bozukluğu olan kişiler, genellikle, sanrılarının konusu dışında oldukça normal bir şekilde sosyalleşmeye devam edebilir ve genellikle bariz bir şekilde tuhaf bir şekilde davranmazlar. Bu durum sanrıları da olabilen diğer psikotik bozuklukları olan insanlardan farklıdır. Bununla birlikte, bazı durumlarda, sanrısal bozukluğu olan kişiler, sanrılarıyla o kadar meşgul olabilirler ki yaşamları bozulur.

Sanrılar şizofreni gibi daha yaygın bozuklukların bir belirtisi olabilse de, sanrılı bozukluğun kendisi oldukça nadirdir. Sanrılı bozukluk en sık orta ila geç yaşamda ortaya çıkar.

En az 1 ay süren, gerçek yaşamda görülebilecek türden sanrıların bulunması (izlenme, aldatılma, hasta olduğuna inanma)

Şizofreni A tanı ölçütleri hiçbir zaman karşılanmamıştır.

Sanrıların etkisi ve uzantıları dışında işlevsellik belirgin olarak bozulmamıştır ve davranışlarda tuhaflık yoktur.

Sanrılarla birlikte duygudurum atakları da ortaya çıkmışsa da bunların toplam süresi sanrısal dönemlerin süresine göre daha kısadır.

TİPLERİ

Erotomanik tip: Uzaktan sevildiğine inanma

Grandiyöz tip: Çok değerli, güçlü, bilgili, özel biri olduğuna, ünlü bir kişiyle ilişkisi olduğuna inanma.

Somatik (bedensel) tip: Fiziksel kusurunun ya da hastalığının olduğuna inanma

Mikst (karışık) tip: Yukarıdaki tiplerden birden fazlasına uyan sanrıların bulunması

Belirlenmemiş tip