Bütün gençler zaman zaman anksiyete yaşamaktadır. Anksiyete aslında stres karşısında verilen normal bir tepkidir ve bazı zamanlarda gençlerin gergin ve zor durumlarla başa çıkmasına yardımcı olur. Pek çok genç için toplum içinde konuşma, bir sınava hazırlanmak, önemli yaşam olayları huzursuzluğa neden olabilir. Böyle durumlarda ateş basma, kalp atışlarında hızlanma ve terleme gibi fiziksel belirtiler meydana gelebilir.
Bağımsızlıkları arttıkça, kendi eylemlerinden sorumlu olma konusunda endişe duyabilirler. Endişeli hissetmek de sinirli veya utanmış hissetmek gibi normal bir duygudur. Çoğu ergen için kaygı atakları çok uzun sürmez ve kendi kendine geçer. Ancak bazen endişe atakları o kadar yoğun olur ki ergen günlük işlevini yerine getiremez hale gelir.
Çoğu zaman pek çok şey için endişelenir ve rahatlayamazlar. Çocuğunuzun korku ve endişe nedeniyle her zaman yaptığı şeyleri yapmayı bırakması ve tepkilerinin onun gündelik olayların tadını çıkarmasını engellediğini hissedebilirsiniz. Bu durum bitmeyen ve günlük yaşamı bozan endişe ataklarına örnek olabilir.
Öfke patlamaları, konsantrasyon bozukluğu, sürekli olarak sinirli ve gergin hissetme hali duygusal belirtilere örnek verilebilir.
Anksiyete arkadaşlıkları da olumsuz etkileyebilir. Çocuğun sık sık görüştüğü arkadaşlarıyla sosyal etkileşimlerden kaçınması, ders dışı etkinliklere katılmak istememesi, akran grubundan kendini izole etmesi ve yalnız zaman geçirme süresinin artması gibi değişiklikler gözden kaçırılmamalıdır.
Anksiyete ile fiziksel şikayetler de artış gösterebilir. Yaygın görülen psikosomatik şikayetler hakkında dikkatli olmak gerekir. Örneğin; sık görülen baş ağrıları, sindirim problemleri, aşırı yorgunluk, yeme düzenindeki değişiklikler, zor uykuya dalmak, sık görülen kabuslar da dikkate alınması gereken durumlardır.
Anksiyete ile ortaya çıkan bir diğer durum ise zayıf akademik performanstır. Okula gitmekten kaçınma, kaygı ile ilgili oluşan hastalıklar nedeniyle yapılan devamsızlık ve sürekli endişe çocuğun günlük işlere ayak uydurmasını zorlaştırabilir. Notlarında düşüş, yapılmayan ödevler ve erteleme gibi davranışlar gözlemleyebilirsiniz.
Anksiyete gençlik yıllarının büyük bir parçasını oluşturmaktadır. Okul baskısı, önemli sınavlar ve sosyal yaşam nedeniyle birçok genç çok fazla stres hissediyor. Çocuğunuza yardımcı olmak için yapabileceğiniz birçok şey olduğunu unutmamak gerekir. Zor bir süreç gibi görünse de en önemli adım bu durumu kabullenmek ve panik yapmamaktır. Çocuğunuzu dinleyin ve neye ihtiyacı olduğunu anlamaya çalışın. Dilediği zaman yardımcı olabileceğinizi ve size güvenebileceğini hissetmesini sağlayın. Kendi yaşadığınız deneyimlerinizi paylaşarak yalnız olmadığını düşünmesini, bu sürecin sadece ona özgü olmadığını anlamasını sağlayabilirsiniz. Eğer süreci yönetmekte zorlanıyorsanız bir uzmandan yardım alabilirsiniz.